Sayfalar

kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2013 Cumartesi

Meşgul Anne Bunu Okudu : 10 Bir Yastıkta (en az) 40 Yıl ( Rıdvan Oluç)

Kitabın ismine bakarak pozitif evlilik hikayeleri okuyacağımı anladım. Yanılmadım da . Birbirinden farklı (ama özünde aynı) insanların nasıl bunca yıl evli kaldıklarını anlattıkları kısa hikayeler. Daha çok anket şeklinde konuşmalardan oluşuyor hikaye.
Hikayelerde negatif bişey yok. Ama beni rahatsız eden geren birşeyler var. Anlamlandıramadığım bi duygu. Herşey bu kadar pozitifken ben niye gerildim.
Anlatayım efendim :

Kitaptaki hikayelerin hemen hepsinde yükü göğüsleyen kadın olmuş.Ezilmiş anlamında demiyorum .Maddi olarak değil ama manevi olarak hep kadınlar alttan almış.
Allah razı olsun erkeklerde karısına el kaldırmamış kötü söz sözlememiş.Ama bu bir marifet değilki .Zaten olması gereken. Bu şekilde erkek üzerine düşeni yapmış olmuş vesselam .
Ama kadın tarafından bakınca teyzelerim diycem müsadenizle . Çünkü hepsinin evliliği 40 yılı devirmiş ki benim yaşım bile o kadar yok. Teyzelerim anlatıyor birde :
Eşinin sözünün üzerine söz söylememiş. Bir kere bile karşı çıkmamış. Yokluğu görmüş neden yok dememiş.Kayınvalidesine kayınpederine bir gün karşı gelmemiş.Kötü söz duysa bile cevap vermemiş. Çocuklarını büyütmüş evin her işine koşmuş , beyinin tüm ihtiyaçlarını eksik etmemiş.
Üzerine düşeni yapmış ee ne var bunda derseniz üzerine düşenin fazlasını yapmış derim. Üzerine düşmeyen fazla fazla yükleri kendine yük edinmiş. Bir taraf hep susar hep alttan alırsa zaten geçimsizlik olmaz. Ama bence geçim bu değil ki.
Tamam şimdilerde 40-45 senelik evli teyzelerim amcalarım zamanında onların gençliğinde şartlar bugün ki gibi değildi. Onların hikayeleri böyle . Kabul ediyorum. Feministlik falan da yapmıyorum (ki kesinlikle feministliğin kötü bişey olduğunu kabul edenlerden değilim) Ama artık devir değişti.

E sorun ne onlar bu şekilde yaşamış gitmiş , hallerinden mutlular sana ne oluyor derseniz benim yaşayan bireylerle bir sorunum yok tabiyki. Ama bugün genç bir yazarın bu hikayeleri bir araya getirip te BİR YASTIK TA EN 40 YIL geçirebilmek için bu hikayelerdeki insanlar gibi davranmamı tavsiye etmesine üzüldüm. Uzun ve mutlu bir evliliğin sırrı bu kitapta saklı ise eğer ben bu sırrı istemiyorum.

Kitabın yazarı RIDVAN OLUÇ . Okulumuz da çocuk eğitimiyle ilgili bir seminer vermişti kendisi. 3 adet kitabını aldım imzalı olarak. Diğer kitaplar hakkında da önümüzdeki günlerde yazacağım.

Kitaptaki hikayeler güzel anlatım güzel. İlk bakışta aa ne zorluklar çekmişler yine de bugünlere gelmişler birbirlerine destek olarak dedirtiyor . Ama ayrıntılı okuyunca kadının daha geri plana itildiğini cevap vermezse her şeye burnunu sokmazsa mutlu mesut yaşayacağının altı çizilmiş gibi .

Dediğim gibi benim bu açıdan pek hoşuma gitmedi kitap .Onun dışında tüm yazarlara sonsuz saygım var.
Emek vermiş SN : Rıdvan OLUÇ . Ama ben üzüntü duydum bazı yerlerde gerildim sinirlendim.  Ama sonunu getirdim kitabın.


Kitap bu ama bendekinin kapağı farklı. Hangisi eski hangisi yeni baskı bilemiyorum . 


19 Haziran 2013 Çarşamba

Meşgul Anne Bunu Okudu : 9 Kör Öyküler (Halis Kuralay)

Kitabın Adı : Kör Öyküler 
Yazarı : Halis Kuralay 
Basım Yılı : İlmek Yayın Evi 1.Baskı : 2013

Bu kitabın yazarı benim çok yakın bir arkadaşımın eşinin amcası .Kitaptan bu vesile ile haberim oldu benim. Ben ilk kitabı sanıyordum Halis Kuralay'ın . Sonra internette biraz araştırma yapınca yazılmış 4 tane daha kitabı olduğunu gördüm. Hatta bunlardan 2 tanesi çocuk kitabı. Türkiyenin ilk bir görme engelli tarafından yazılan çocuk kitabı . Dahası ilk görme engelli çocuk çizgi kahramanın yazarı. Evet Görme engelli çizgi çocuk Fati diğer çocuk arkadaşlarına kendisini ve hayatını tanıtıyor. 
Ben Fatinin Maceralarını anlatan 2 kitabını da edindim. Onları da ayrı bir postta tanıtacağım müsaadenizle  Şimdi Kör Öyküler 'de sıra. 
Ayrıca sevgili Halis KURALAY Türkiye'nin ilk görme engelli Milli Eğitimde görevli şube müdürü. 

Kitaba gelirse kitap kısa kısa fıkralardan oluşuyor. Bazıları komik değil ama Türkiye şartlarında "şaka gibi " lafı tam oturuyor.Bir solukta okuyup bitirdiğim , arada durup düşündüğüm ,gerçekten de bende  böyle düşünüyordum meğer yanlış düşünüyormuşum dedim :)) 
Ayrıca kitabın çizimleri de Salih Memecan ' ait. 

----------------------------------------------------------------------------------------------
Kitabın Tanıtımı : Bu kitaba bir hatıra kitabı deseniz, doğrudur. Bir fıkra kitabı deseniz, o da doğrudur. Ama yaşanmış fıkra gibi hatıralar demek daha doğru olur kanaatindeyim. Çünkü bu kitapta insanımızın, görme engellilerle iletişimi esnasında ortaya çıkan yaşanmış ilginç manzaralar, mizahi şekilde anlatılıyor. Bu hikâyeleri okurken kimi zaman gülecek, kimi zaman şaşıracak, kimi zaman da “Ben olsaydım nasıl davranırdım?” diye düşünerek olayın kahramanlarının yerine kendinizi koyacaksınız. Kitap Hakkında Neler Dediler? Bu kitap daha önce tam olarak göremediğimiz bir dünyanın kapısını aralıyor. Hikayeleri okuduğunuzda bir yerinde mutlaka kendinizi bulacaksınız…. 
Kitabı internetteki alışveriş sitelerinden temin edebilirsiniz. 

----------------------------------------------------------------------------------------------



18 Haziran 2013 Salı

Mesgul Anne Bunu Okudu 8 : Yüreğinin Götürdüğü Yere Git (Susanna Tamaro)

Kitabın Adı : Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Yazarı : Susanna Tamaro
Çeviren : Eren Cendey
Basım Yılı : 24.Basım 1997

Bu güzel kitabı daha önce 2 defa okumuş olmama rağmen yine severek okudum. İşin ilginç tarafı bende bu kitap yok.Her okuduğum 3 kitabı da farklı kişilerden edinerek okudum. Aradan bir kaç sene daha geçsin yine okurum :)
Benim böyle bir alışkanlığım var maalesef. Okuduğum ve sevdiğim bir kitabı defalarca okuyabilirim. Mesela Yüzüklerin Efendisi serisinin 3 kitabını da 3er defa okudum :) Tabi o zamanlar çocuksuz birisiydim .daha bol vaktim oluyordu.Şimdi ise okunmak için sırasını bekleyen kitaplarım varken , okuduklarımı tekrar okumak pek mümkün olmuyor .Ama Yüreğinin Götürdüğü Yere Git tekrar tekrar okumaya değer bence.
Okuyan çoktur eminim .Ama okumadıysanız veya okuduysanız ama üzerinden zaman geçtiyse yeniden  okumalısınız :)

Kitap Hakkında :
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, seksen yaşında bir büyükannenin uzaklardaki torununa yazdığı mektuplardan oluşur. Alabildiğine yalın, gündelik konuşma diliyle yazılmış bu sevgi dolu mektuplar, hem bir iç döküş, hem de bir bilgenin vasiyeti niteliğinde. Yaşlı büyükanne, bu mektuplarda, kendisinin ve kızının dokunakl? yaşamlarının gizli kalmış yönlerini açığa vururken kendi kendisiyle bir iç hesaplaşmayı da birlikte yürütüyor. Değişen gelenekler, altüst olmuş değerler karşısında hissettiklerini, torununa sevgiyle aktarmaya çalışan bu yaşlı kadın, gençliğinde yapmayı göze alamadığı şeyleri yapmasını torununa öğütlerken şöyle diyor: "Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yaptığımız yolculuktur; o özgün çağrıya kulak vermeli, yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz."Susanna Tamaro'nun bu en ünlü kitabı, yayımlandığı günden bu yana yeni okurlarla buluşmayı sürdürüyor.(Tanıtım Bülteninden) 




Ben kitabı en kısa zamanda edineceğim. Bulunduğum ilçede sahaf yok.Kitapçılarda da bulunduğunu sanmıyorum. Yani yine internet sahaflarından edineceğim belli oldu :)) 


25 Mayıs 2013 Cumartesi

Meşgul Anne Bunu Okudu : Annelik Her Zaman Toz Pembe Değil (7)

Elimde yarım 2 kitabım olmasına rağmen elime ulaşan bir sürpriz kitap ikisinin de sırasını kaparak en önce okunacak kitap ünvanının sahibi oldu :)
Blogcuanne.com 'un sahibi sevgili Elif Doğan'ın kitabı çıktı bir süre önce. Ben kitaptan haberdardım. Bir müsait zamanımda edinip okumak istiyordum.
13 Mayıs Günü yağmurlu bir sabahta ( romantik olsun diye demiyorum hakikaten yağmur yağıyordu ) PTT kargonun kapıya yanaştığını gördüm pencereden :) Allah Allah bişey de sipariş etmedim derken bir zarf geldi. Kargo gitti hemen kimden diye bile bakmadan açtım paketi. İçinden kitap çıktı hemde okumayı çok istediğim kitaplardan birisi. İçinden de bir kart. Bir solukta okudum .Taa İstanbul'dan uzaktan ama uzatsam elimi tutacak kadar yakın arkadaşım Ebru 'dan . Yine nurturia.com sayesinde tanışmış olduğum tanımaktan çok memnun olduğum yüz yüze olmasa da telefonda sürekli görüştüğüm canım arkadaşım bana sürpriz yapmış.Anneler günü hediyesi olarak kitap aldığı yetmezmiş gibi sevgili Elif Doğan'a imzalatmış.
Nasıl mutlu oldum anlatamam :) Hemen aradan bir kaç sayfa okudum :) Tamda beklediğim gibiydi yazı üslubu  Hemen o gece elimdeki yarım 2 kitabı bırakarak başladım okumaya. 1 gece 2 gündüzde bitirdim :) Tadı damağımda kaldı .




Kitap çoktan bitti ama yazısı biraz geç kaldı :)

Sevgili arkadaşım EBRU . Çok teşekkür ederim .Bu arada sevgili Ebrunun da blogu var (http//freshmom.blogspot.com) Ama o kadar aktif bir anne ki yaptıklarını yazmaya vakti kalmıyor .Ebrucum daha aktif bir blog bekliyorum senden :)) Zaman o kadar hızlı akıp geçiyor ki  bu günlerin anısını kıymetini bi kenara not etmelisin :) Aslında herkes blog yazıp önemli anların kanıtını bırakmalı :))) 


Kitabın tanıtımını : http://blogcuanne.com/kitap/ dan okuyabilirsiniz. 
Kesinlikle okuduğunuz da "aa bunu ben de yaşadım " diyeceğiniz sıcak samimi bir kitap :) 
Birazcık ayrıntı vereyim mi :)) 

""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Parmak izi nasıl insandan insana farklılık gösteriyorsa, çocuk büyütmek de anneden anneye farklılık gösterir. Bununla birlikte annelikle ilgili bazı temel gerçekler var ki, dünyanın hiçbir yerinde değişmiyor.
Anne olan bir kadının hayatı ikiye ayrılıyor: Çocuktan önce ve çocuktan sonra.
Bir kadının çocuktan önceki hayatında varlığının farkında bile olmadığı bazı kavramlar, çocuktan sonraki hayatında başköşeye oturuveriyor. Doğru bildiği yanlış oluyor, düz dediği tersine dönüyor. Yepyeni bir hayat başlıyor. Eskisine paralel, ama bir o kadar da zıt.
Annelik Her Zaman Tozpembe Değil, bebeğinizin uyku sorunlarına çözüm önermiyor. Yemek yeme problemi olan çocukları iştahlı yumurcaklara çevirmiyor. Disiplin konusundaki sorularınıza yanıt olmuyor.
Ama “yalnız değilim” dedirtiyor. “Benimle aynı kaderi paylaşanlar var.”
Kısaca Blogcu Anne, tıpkı blogundaki gibi kitabında da, “Annelik şimdiye kadar yaptığım en güzel ama en zor iş” diyenlerin hislerine tercüman oluyor.
Kitaptan:
Annelik denilen müessesenin bir koltukta değil iki, bin beş yüz iki karpuz taşımak olduğunu, anne kişisinin, halihazırda para karşılığı yaptığı bir işi olsa bile bundan bağımsız olarak aşçılık, öğretmenlik, şoförlük, temizlikçilik, psikolojik danışmanlık, terzilik, getir götürcülük gibi bilumum fonksiyonları da aynı anda icra ettiğini artık biliyoruz.
Ama annelik, bu tür temel mesleklerin yanı sıra, daha kompleks pozisyonları da bünyesinde barındıran bir titr aslında.
Mesela bomba imha uzmanlığı. Uyuyan çocuğunun üzerine değiştirmek zorunda olan bir annenin titiz ve dikkatli tavırları, alanının en iyi bomba imha uzmanına taş çıkartır. Hele o çocuk araba koltuğunda uyuyakaldıysa, onu uyandırmadan yatağına geçirmek “benim” diyen bomba imha uzmanının bile kalkışamayacağı bir sabır ve cesaret gerektirir.


""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""


26 Mart 2013 Salı

Meşgul Anne Okıdu : Dostoyevski -Bir Yufka Yürekli

Oldukça az sayfaya sahip kitabta 2 ayrı öykü var. İki ayrı karakterde insanın psikolojisi işlenmiş :) Bir solukta bitirdim mi evet bitirdim. Tavsiye edermiyim : BELKİ . Çünkü klasik olmasına rağmen diğer Dostoyevski kitaplarındaki tadı bulamadım ben. Sürükleyici tarz sevenler için sıkıcı olacaktır ama uzun tasvirlerden sıkılmıyorsanız mutlakam okumalısınız derim :)

Kitapyurdu okurları neler demiş okumak isterseniz : TIK






30 Eylül 2012 Pazar

Meşgul Anne Bunu Okudu 5 : Yalnız Kadınlar Sokağı

Bu aralar Maeve Binchy kitaplarına takmış durumdayım. Daha önce sadece İtalyanca Aşk Başkadır kitabını tamamen tesadüf üzerine okumuştum.Tadı damağımda kalan bu yazarın diğer kitaplarını okumak geldi içimden bu yıl nedense. Bu hissiyata kavuştuktan bir süre sonra 4 kitabını int sahafından ikinci el olarak 4 kitabınıda yeni olarak yine internetten temin ettim. Yıldızlı Ve Yağmurlu Geceler ' i okuyup yazmıştım daha önce. Sıra Yalnız Kadınlar Sokağı 'na geldi. Bu kitapları edinmeden bi süre önce yazarın vefat haberini okudum internetten. Maalesef ölmüş . Ölmeseydi kimbilir daha ne güzel kitaplar yazacıktı.Allah rahmet eylesin.
Maeve Binchy 'nin tanıdık bir tarzı var ve bu tarz bu tad tüm kitaplarında hissediliyor .(Şimdiye kadar 3 tane okudum sadece) .Yazar  kahramanların öykülerini ayrı ayrı bölümler halinde anlatıyor.Bu tasvirler ilk önce sıkıcı gelsede (Kitaba ilk başladığınızda) daha sonra içine bir giriyorsunuz ve çıkamıyorsunuz. Aslında sulu aşk romanlarını sevmem ama bu kitaplarda sürükleyici bişeyler var. Neyse gelelim kitabımıza . Ben bunu diğer 2 kitaptan daha çok sevdim. Farklı mevkilerde olan evli bekar , çocuklu çocuksuz ama nihayetinde yalnız kadınların kesişen öyküleri. Gece gündüz demeden meraktan çatlayarak okudum. Aslında bilimkurgu değil katil kim aramıyoruz ama yinede okumadığım zamanlarda bile zihnimi meşgul etti kahramanlar :))


Kitap hakkında www.kitapyurdu.com da yorumları okuyabilirsiniz. Dilerseniz satın alabilirsiniz. 
Kitap : 494 sayfa 

Not : Sanırım kitaptan uyarlanarak Tara Sokağı diye bir film çekilmiş ama ben izlemedim.Belki bir gün fırsat olur izlerim. 
TAVSİYE : Evet tavsiye ediyorum . İyi okumalar, iyi eğlenceler. 

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Mesgul Anne Bunu Okudu 4 - İnsancıklar (Dostoyevski)


Ben bu kitabı daha önce okuduğum halde arada aklıma geldikçe döner döner okurum.Kesinlikle tavsiye ederim.Okumayan kaldıysa tabi.Her çeşit konuyu okumayı severim ama klasiklerden aldığım tadı sanırım hiç bir kitaptan alamıyorum. Kitap hakkında ayrıntılı bilgi almak isterseniz. www.kitapyurdu.com da yorumları okuyabilirsiniz. 


İnsancıklar romanının Özeti
Kitap fakir bir devlet memuru olan Makar Alekseyevich ile uzaktan akrabası olan Varvara Alekseyevna arsındaki ilişkiyi konu alır. Mektup şeklinde yazılan bu kitap aslında klasik bir ifade ile dönemin Rusyasının aynasıdır. İnsanların nasıl ekonomik sorunlar yaşadığını, bunları nasıl karşıladıklarını ve bu sıkıntılar içinde birbirleri ile olan dayanışma ve yardımlaşmaları konu alır. Aslında hikayede gizlenmiş bir aşk hikayesi de vardır. Makar ve Varvara sürekli birbirleri ile mektuplaşır, birbirlerine destek olurlar. Makar elinde olan azıcık bir varlığı bile Varvara için harcamaktan ve ekonomik sıkıntıya girmekten çekinmez. Ama sonunda ikisininde tüm kaynakları tükenir ve umutsuzluğa sürüklenirler. Varvara zengin bir adamla tanışır ve onunla evlenmeye karar verir. Başta makar da bu konuya olumlu yaklaşır ama Varvara gittikten sonra onsuz yaşayamayacağını anlar…
İnsancıklar, yaşlı bir kâtibin çok uzak bir akrabası olan küçük bir kıza olan yakınlığını (aşkını) ve ona karşı utangaç, saygın çabalarını anlatır. Zorla geçinen ve kendisi bakılmaya muhtaç olan yaşlı kâtip kendini bu genç kıza karşı sorumlu hisseder. Genç kızın tüm ekonomik gereksinimlerini karşılamayı kendisi için bir zorunluluk olarak kabul eder yaşlı adam. Oysa kalın kafalı bu yaşlı memurun ceketinin düğmeleri bile dökülüyordu, giyecek doğru dürüst elbisesi yoktu. Adamcağız genç kıza öyle bağlıdır ki, laf olur diye doğru dürüst-kızın kendisini sık sık çağırmasına karşın-kızın evine gitmez. Hep mektuplaşarak görüşmüş olur, paraları başkasıyla yollar. Ve mektuplarında çokça anacığım, kızım diye hitap eder. Bu eserde daha çok acıma duygusu egemendir. Yoksul genç kız sonunda kendisine evlenecek bir adam bulmuştur. Ve yaşlı kâtip son mektubunda-nikâhtan sonra kocasıyla gidecek genç kıza-şöyle seslenir: “(…) Bundan sonra kime mektup yazacağım ben? Söyleyin meleğim, artık kime “Anacığım…” diyeceğim? Sizi artık nasıl göreceğim, melekciğim? Öleceğim Varenka, mutlaka öleceğim, kalbim bu acıyı kaldırmaz. Tanrı’nın nuru gibi, kendi kızımmışçasına sevdim sizi, tamamen sevdim. Salt sizin için yaşıyordum, siz varsınız diye belgeleri temize çekiyor, gezip dolaşıyor, hissettiklerimi mektuplara aktarıyordum. Belki farkında değilsiniz fakat böyleydi. Bizi terk edip gidemezsiniz küçük dostum. Gidemezsiniz çocuğum, olamaz bu. Bakın yağmur iniyor, bu soğuğu göğüsleyecek ölçüde sağlıklı değilsiniz. Arabanız da koruyamaz sizi, mutlaka soğuk alırsınız. Daha şehir sınırlarındayken arabanız yuvarlanır, parça parça olur. Biliyorsunuz, Petersburg arabaları sağlam değildir. (…)” Genç kıza para yetiştirebilmek için evde belgeleri temize çekerek fazladan çalışan ve bu son mektubunda bile kızım diyecek kadar utangaç olan bu yaşlı adamın aşkı böylesi açıklanamayandı. Hele gitmesini engellemek için söylediği araba devrilmesi bahanesi tam bir trajikomik durumdu.


Fyodor Mihayloviç Dostoyevski ilk romanı “İnsancıklar”da (1846) anlattığı yoksul insanlar gibi yaşam sürdürürken edebi yaşamının daha ilk yıllarında aristokratik-burjuva bir toplumda kafa işçiliğinin aşağılanan konumuna ilişkin deneyimler edindi. İlk kitabı “İnsancıklar” bu döneme ait bir ürün oldu. “İnsancıklar”ın büyük yankı uyandırması ve Belinski’nin taktir dolu sözleri Dostoyevski için büyük mutluluk kaynağı oldu. Dostoyevski’nin 24 yaşındayken yazdığı ilk romanı İnsancıklar yayımlandığında Şair Nekrasow, ”Yeni bir Gogol doğdu!” diye haykırmış, dönemin ünlü eleştirmeni Belinski ise, onu övgüye boğmuştu. Dostoyevski, gerçekten de sonraki romanlarında ince bir duyarlılıkla daha da derinlemesine işleyeceği insan sevgisi, acıma ve suçluluk duygularının ilk ve çarpıcı örneğini İnsancıklar’da vermiş; acı çeken sıradan insanın fırtınalarla dolu iç yaşantısının anlatırken, psikolojik ayrıntıları tüm boyutlarıyla yansıtmayı başarmış, böylelikle de dünya edebiyatına küçük ama dev bir yapıt armağan etmiştir.


Başlama Tarihi : 10.08.2012
Bitirme Tarihi :   12.08.2012 
Sayfa Sayısı :   172
Aslında 3 sürecek bir kitap değil.Tek gecede okunabilecek incelikte ama 0-3 yaş bir bebeniz varsa bu pek mümkün olmuyor :))

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Mesgul Anne Bunu Okudu 3 - Arkadaş...Dost... sevgili... Sizinki Hangisi (Hıncal ULUÇ)

Mesgul Anne Bunu Okudu 3 numaralı kitabımız Arkadaş,dost,sevgili ,sizinki hangisi .Yazarı : Hıncal ULUÇ .

Evet itiraf ediyorum. Anne bunu okudu başlıklı yazılarım çoğalsın diye en incelerinden başladım :) Uzun zamandır elimde bulunan ama burun kıvırıp okumadıklarımı bile okuyacağım artık . Neden derseniz artık kapağına ve yazarına göre kitap seçmeyi bıraktım. Bu önyargımdan kurtulabilirsem daha güzel nice kitaplar keşfedeceğimden eminim . Önce elimde olan ve okumadığım kitapları okuyup bitireceğim ondan sonrada arkadaşlarımdan geen tavsiyeler sonucunda yeni kitaplar edineceğim. 2012 nin sonuna kadar beni idare edecek kitabım olduğu için mutluyum . Birde çok sevdiğim kitapları geri dönüp dönüp okumayı seviyorum ben. Birbirinden bağımsız cümleler oldu farkındayım ama zaten hiç bir zaman iyi bir yazar olamadım :))
Tavsiye edip etmeyeceğimi yazının sonuna ekleyeceğim .




Açıklaması : Hıncal Uluç
ALFA YAYINLARI

Bir sevgi insanı olan Hıncal Uluç’un aşk ve sevgi üzerine yazdığı yazılarını bir araya getirerek, yüreğinde sevginin sıcaklığını hissedenlere ufacık bir armağan sunmak istedik.

Kavgaları, kıskançlıkları, öfkeyi, nefreti, tüm kötülükleri bir kenara bırakın. Sevgilinize yüreğinizi açın, onu ne kadar çok sevdiğinizi çekinmeden gösterin. Korkmadan "Seni seviyorum," deyin. Yalnızca bir gün değil, her gün. Çünkü sevgilinize vereceğiniz en büyük ve en değerli hediye Sevgi’dir.

Tüm sevenlerin ve sevilenlerin her günü Sevgililer Günü olsun

Başlama Tarihim : 01.08.2012 
Bitirme Tarihim : 01.08.2012 

Kitap benim için tam çerezlik oldu. Ama çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Ben duygularını aşkını sıradan aşk sözcükleriyle ifade edecek kadar bile romantik değilim maalesef. Seviyorsam severim direk söylerim. Düz mantık bi insanım :) Arada hoş sözler duymayı söylemeyi severim ama arada. Eve bir demet çiçekle değil 1 kg kıyma ile gelen erkeği tercih ederim. Tektaş almasın bana salata yapsın falan :) Ama konumuz bu değil. Bu kadar düz mantık olunca bu kadar sevgi aşk yazısı üstüste bana fazla geldi :) Kitap hiç negatif elektrik vermiyor ama .Aksine ""seviyorsam ben seviyorum Sana ne Sevgi benim Sen sevmesende olur """mesajı veriyor. Zaten Hıncal ULUÇ beyfendinin farklı zamanlarda yazmış olduğu sevgi konulu yazılarının bir araya toplanmış hali :) Benden geçer not almasa da seveni çoktur eminim :)

31 Temmuz 2012 Salı

Meşgul Anne Bunu Okudu 2 : Annemi Bir Kez Daha Görsem ( Zana Muhsen)

Bu kitabı ilk okumam değil. Senede bir defa okuyorum sanırım. Ve her defasında öfkeyle 1 gün içinde bitiriyorum. İlk okuğumda çocuk sahibi değildim daha çok üzülüyordum. Ama şimdi bildiğiniz öfkeleniyorum. 2 genç kıza yapılanlaramı yoksa bunların gerçek olmasına mı daha çok öfkeleniyorum bilemiyorum. Kitabı yakın bir arkadaşıma ödünç verdim ama vermeden önce şöyle bir göz atayım dedim. Çeyreği bitmiş bile. O gün arkadaşım kitabı almayıda unutunca hoop pazar günü biitiriverdim. Pazartesi teslim ettim kendisine :)
Kitap anneleri ingiliz babaları yemenli 2 genç kızın başına gelen satılma hikayesi :(
Dili çok yalın sürükleyici. Her şeyden önce gerçek bir hikaye. Okumanızı tavsiye ederim. Bir solukta bitireceksiniz emin olun :(


Açıklaması : ANNEMİ BİR KEZ DAHA GÖRSEM

Yazarı: ZANA MUHSEN
Çeviren: SUZAN CENANİ ALİOĞLU
Hazırlayan:

Yayınevi: REAL
Yayın Yeri: İSTANBUL
ISBN NO:
Yayın Yılı: 1992

Kız kardeşi ile köle gibi satılan bir kızın dehşet verici yürek paralayıcı öyküsü.On beş yaşındaki Zana babasının Yemen'deki akrabalarıyla tanışmak için ilk kez vatanı İngiltere'den ayrılırken,akrabalarının yanında geçireceği tatilin svinci ve coşkusuyla doluydu.Ne var ki altı hafta sürmesi tasarlanan tatil,sekiz yıllık bir kabusa dönüştü.Zana ile Nadia Yemen'e vardıktan kısa bir süre sonra korkunç gerçeklerle yüz yüze geldiler:babaları yolculuktan önce onları para karşılığında evlendirmişti.Kızlar suyu ve elektriği olmayan duvarları tezekle kaplı,ilkel taş evlerde,kendileri için yabancı bir yaşama uyum sağlamak zorunda bırakıldılar.Tecavüzler,dayaklar bitmek tükenmek bilmeyen ağır işler ve çıplak zemin üzerinde,yalnızca yaşlı köylü kadınların gözetiminde doğum yaparken yaşadıkları dehşet verici anlar yaşamlarını tam bir cehenneme çevirdi...

Başlama Tarihim : 29.07.2012
Bitirme   Tarihim : 30.07.2012


-------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ekleme : Bu yazarın serüvenlerinin devamını anlattığı bir kitabı daha var. "NADIA 'YA SÖZÜM VAR " Bu ikinci kitabı okumayı çok istemekle beraber henüz bulablmiş değilim. Bulan okuyan bilen elinde olan varsa bi ses versin lütfen :))
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

27 Temmuz 2012 Cuma

Mesgul Anne Bunu Okudu 1 - Yıldızlı Ve Yağmurlu Geceler (MAEVE BINCHY )

Bundan sonra okudğum kitapları da burada paylaşmaya karar verdim. Nede olsa burası benim hobi blogum değilmi ? Eh kitap okumakta benim dikişten bile önce gelen hobim olduğuna göre en baş sırayı hakediyor bence. Kitap yorumlamaktan pek anlamam bu yüzden sadece isimlerini ve tavsiye edip etmediğimden bahsedeceğim.Şu andan itibaren yeni okuduğum kitapları paylaşmayı düşünüyorum.Eskileride ancak tekrar okursam burada bahsedeceğim. Artık oğlumda  Eylül ayında kreşe başlayacağı için daha bol vaktim olacağını düşünüyorum kitap okuyabilmek için. Umarım yanılmam :)


İlk Kitap : Maeve Binchy den : Yıldızlı Ve Yağmurlu Geceler. Yazarın daha önce İtalyanca Aşk Başkadır romanını da okudum ve her ikisini de çok beğendim. Akıcı bir üsluba sahip kitap.Sizi alıp götürüyor.Sanki sizde romanın kahramanlarıyla aynı adada yaşıyorsunuzda onların bir ağacın arkasından seyrediyorsunuz hissi veriyor.

1- MAEVE BINCHY = Yıldızlı Ve Yağmurlu Geceler 



Açıklaması : Maeve Binchy
DOĞAN KİTAP

Maeve Binchy asla hayal kırıklığına uğratmaz. Yıldızlı ve Yağmurlu Geceler de tıpkı kendine mekan seçtiği Yunan adaları gibi sıcak ve sevgi dolu. Günümüzde herkesi ilgilendiren, herkesi etkisi altında bırakan romanlar yazmayı ondan iyi bilen yok zaten...
Midwest Book Review

Bu romanda silahlı çatışma yok, birbirini kovalayan otomobiller yok, cinayet yok...Ama her sayfası okuyucuyu bir gerilim romanından daha çok kendine bağlıyor. Çünkü Maeve Binchy gerçek sorunları olan gerçek insanlar hakkında yazıyor. Karakterlerinin yüreğine bakmayı ve oradakileri yazıya aktarmayı çok iyi biliyor.
İrish Times

Başlama Tarihim : 20.07.2012 (bu tarih kesin değil.yazmak aklımda olmadığı için tarihe dikkat etmedim)
Bitirme Tarihim :   27.07.2012