benden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Ekim 2014 Çarşamba
Nerdeyim ? Ordayım , burdayım , heryerdeyim :)
Yazmayalı yine epey zaman olmuş. Sağolsun arayan soran arkadaşlarım oldu demiycem :)) Çünkü zaten sık sık yazan birisi olmayınca pek kimse yokluğunuzun farkına varmıyor :) Bir arkadaşım hariç :) O kendini biliyor. Yoo sitem etmiyorum .Bende giremediğim zamanlarda farkedemiyorum kim var kim yok.
Gelelim bana . Nerelerdeyim. Aslında buralardayım.Bayramda bir yere gitmedik. Malum kurban bayramı işleri. Az da olsa misafir geldi.Bayram öncesinde oğlumun doğum günü oldu. Hemen sonrasında bilgisayarımda reklam istilası oldu.Ondan kurtulmaya çalıştım.Dün bütün günümü buna harcadım desem inanır mısınız. Sonunda kurtuldum ama . Bayramda ben işe gelmedim. Tabi ilk 2 gün . Bayramdan hemen önce yeni fidelerimiz geldi. Hatta oğlum bile bize yardım etti :)) Onların saatlik sulanması lazım.Haliyle biz 3 -4 günlerde çalıştık.Dolayısıyla hiç boş vakit bulamadım. Bloga da epeydir uğrayamadım. Resimdeki kadından daha kötü durumdayım aslında.
Yazacaklarım birikti aslında ama hepsini bu posta sığdıramam :) Sırayla aklıma geldikçe fırsat buldukça yazarım artık. Aslında pek dikiş dikemedim.Zaruri ihtiyaçlar dışında.Başlayıp bitiremediğim işler çoğunlukta her zamanki gibi .
2 gündür de ülke gündeminden dolayı canım bişey yapmak istemiyor.Umarım en kısa zamanda tüm akan kanlar durur .Her ne kadar sınırlarımızda görünsede aslında ülkemin tam ortasında yanan köz inşallah alevlenmeden söner. Tüm can korkusuyla yaşayan insanlara sen dayanma gücü ver rabbim. Hakkımızda haklarında en hayırlısını ver.
Hayat böyle akıp giderken güzel haberler de almıyor değiliz. Bu sabah acil işlerimi halledince biraz bloglara bakayım dedim ama ne mümkün. Herkes çoşmuş. Akşama artık evden (cepten) okurum .Evde bilgisayar açmayı sevmiyorum.Yıllarca eve iş götürdüm .Artık yeter dimi .Keyif için bile olsa bilgisayar görmek istemiyorum evde. Heh haber demiştim. Sevgili Türkan 'dan müthiş bir haber aldım. 2. bebeği yoldaymış.Burdan da kutlarım canım benim.Çok sevindim. Rabbim sağ salim kucağına almayı nasip etsin , hayırlı evlat olsun ,bahtı da tahtı da güzel olsun inşallah .
Şimdilik benden bu kadar. Hepinize sevgilerimi gönderiyorum arkadaşlar. Akşama sevdiğim tüm blog arkadaşlarıma uğrayıp neler yazmışlar okuyacağım.Hepsini yorum yazamam belki ama mutlaka okuyacağım :))
Bir garip dünya vatandaşı...Okumayı,yazmayı,eşini,oğlunu,hobilerini,çalışmayı,hayatı seven bir garip kul...
9 Ağustos 2014 Cumartesi
Abuk Subuk Bir Yazı 1
Dün sabah eşim beni dürterek uyandırdığında (ne olur ki herif bir günde öperek uyandırsan ) çok güzel bir rüya görüyordum.
Oğlumun okulunun bahçesindeyiz. Bizim kuzular 23 nisanda ve yılsonu gösterisinde yapmış oldukları karakedi rondunun provasını yapıyorlar.Ben hep bu gösteriler esnasında sahne arkasında olduğum için öne geçip kurula kurula seyremediğimden içimde kaldı sanırım. Sahnenin içinde en öndeyim bu defa . Sırtım seyircilere dönük ama çok ön taraftayım. Diğer kuzular oynadı onları izledim ... Tam bizim kuzular sahneye çıkıyordu , oğlum yerine geçti oyun başlayacak alnımda bir parmak , Eşim dürtüyor "kalk bitcim uyan " diye Bir açtım gözümü tepemde tersten bir yüz. Bugün git yarın gel dedim ama dinlemedi. Sonra açtığım gözlerimi kapadım bu defa ağzımı açtım . Nasıl kızdım ama niye zamansız uyandırıyorsun diye :))
Neyse sonra sinirim eşim evden çıkınca geçti.
Taa ki bu sabaha kadar . Bu sabah ta yine dürtürülerek uyandırıldım , "bitcim kalk ben ne giycem ütülü tişört yok" diye .La havle vela kuvvete ."ya seni bana özellikle mi gönderdiler dedim. Sen git ben bişey görüyorum gelcem dedimse de bırakmadı. Bu defa cidden kızdım ama ."Naptım yine "diyor. Napacaksın yine rüyamın en güzel yerinde uyandırdın. Bu defa oğlumla spor salonundayız. Bür sürü anne ve çocuk spor salonunda gösteri yapıyorlar. Tüm anneleri izledik - (izlediğimizde yere yatıp eşofmanlarla havada bisiklet sürme tarzı hareketler ) Tam sıra bize geldi. (kimbilir neler yapacaktık neler :)) ) Gene uyandırılınca bu mis gibi rüyamda yarım kaldı :) Off be off ağız tadıyla bir rüya bile görmeye izin yok bu memlekette.

Çok özledim kuzumu da .Araya sıkıştırıvereyim :))
Hatırlıyorum da bekarken annem uyandırınca beni ona cevap verir tekrar uyurdum. Rüyama kaldığım yerden devam eder kalanını görürdüm :) Hey gidi gençlik. Yaşlandıkça köreliyorum mu ne :)
Face de bir hoca var ,profil resmine de Yüzüklerin Efendisi filmindeki Gandalfın resmini koymuş :)
Binlerce de hayranı var. Bu arada filmi de çok severim. 3 filmi 3 er defa 3 kitabı da 3 er defa okuyacak kadar manyağım ayrıca . Neyse bu dedem(yada gençtir bilmiyorum) Bu zat-ı muhterem sevdiğine kavuşamayanlara (aslında sevdiği kadını adam gibi yollardan elde edemeyen hanzolara ) büyü ile yardım ediyormuş. Allahım sen aklıma mukayyet ol .Eh işte aslında ben bu alemlere aksam bu hocanın yaptığının ohoo kaç katını yaparım. Bir kaç gizemli olayım da var benim :)
Birde kahve falı bakarım sormayın. En son komşunun kızına siz laptop alıyorsunuz markası da Toshiba dedim .:)) Onlarında bir kaç gün öncesinde toshiba laptop baktıklarını öğrenince bu fal olayına bir son verdim :) Bir sürüde tutan falım olunca korktum açıkcası. Neme lazım ben öyle bilinmeyen alemlerden korkarım ki. Hatta Yüzüklerin Efendisi oldum bi kere rüyamda : Yüzüğü bana vermişler sen koru diye . Ben de koşa koşa gittim bir çukur kazdım , yüzüğü gömdüm. Sonra bi topuk , hemen olay yerinden uzaklaştım . Benden bu kadar kahraman olur. Hem manyak hem ödlek .
Ay yine nerdeeeen nereye .Okuma zahmetine katlandığınız için çok teşekkür ederim. Konuyu kapatırken
size bir iyi bir kötü haberim var.
Hangisini önce vereyim :)
Tamam kötü olsun önce .
Kötü Haber : bu abuk subuk yazıların devamı gelecek.Zira bende malzeme çook.
İyi Haber : Bu anlatılanların hepsi gerçek . Kesinlikle tarafımdan kandırılmıyorsunuz :)
Etiketler:
benden,
öylesine,
rüya tabirleri
Bir garip dünya vatandaşı...Okumayı,yazmayı,eşini,oğlunu,hobilerini,çalışmayı,hayatı seven bir garip kul...
5 Ağustos 2014 Salı
Kendimi Anlattım :) Busybody den Meşgul Anneye ...
Adım meşgulanne ya :) Aslında benim yıllardır forumlarda websitelerinde kullandığım nickim busybody . Busybody ne demek işgüzar , herşeye burnunu sokan tip demek :D Tam da beni anlatıyor.Ama blog ismi olarak olarak alamadım :) Birisi almış ama hakkını da verememiş.Boş boş duruyor :) Blogu açarken ne olsa diye çok düşündüm.Bulamadım.
Ben eskiden web tasarımı yaptım , e-ticaret sitesi kurdum , bilgisayar forumlarında ,muhasebe sitelerinde takıldım hep busybody idi adım :) Hatta bir çok forumda kadın olduğumu bile anlamadılar abi / hocam diye hitap ettiler vs :) Anne çocuk bloglarına uğramazdım bile (şimdi oralardan çıkmıyorum :)) Ne zamanki yaş kemale erdi ben de erdim :) Mutasyona uğradım , zevklerim ilgi alanlarım değişti. Kendi irademle pembe bile giyer oldum :) Şimdilerde danteller , kumaşlar , havlular ,elbiselerle bol bol dikişle meşgul olmaktayım.
Nerden nereye dimi ama :)
Birde okumayı ve yazmayı sevdim hep .Hala da seviyorum ama hiç bir zaman ortaya şahaserler çıkaramadım :) Günlük tuttum beceremedim. Hikayeler yazdım bir süre sonra kendim beğenmedim. Yırttım attım. Ortaokul / lise dönemlerimde hep kompozisyon yarışmalarında derecelere girdim :) Ama okumak bende hiç geçmeyen bir tutku oldu.Ne bulsam okudum. Yemek sofrasında bile etrafımda eski gazete varsa onu bile okudum. Hala da çok severim . Bir kitap blogum olsun istedim .Olmadı. Meşgulanne de yazayım okuduklarımı tanıtayım dedim , ilk 10 kitaptan sonra yetişmedi. O çok ayrı bir hobi anladım. Kitap blogu yazmak ayrı bir zaman ayrı bir mekan istiyor. Öyle google dan kitap görsellerini bilgisayara indirip yazmakla olmuyor :)) Hepsini ayrı ayrı sindirip ondan sonra yazacaksın.Yoksa benimle beraber milyonlarca kişi okuyor aynı kitabı .Bir fark olmalı. O farkı da ben veremedim :) Şimdilik sadece okumaya devam ediyorum. Belli mi olur bir zaman gelir dikişten uzaklaşırsam kitapları yazarım :) Gerçi hiç bir zaman yazdıklarımı beğenmiyorum ama olsun . Yazabilmek te ayrı bir kabiliyet :) Oğlumda çok seviyor hikaye anlatmayı kurgulamayı.Başından sonuna kadar hikayeyi kuruyor bitiriyor.Ayrıca oldukça da güzel resim yapıyor.Tiyatral yeteneğine de var.Ama tüm bunlara rağmen oldukça çekingen .Bildiğin içine kapanık :) Ama umarım gün gelir kabuğundan çıkar henüz çok küçük :) Dünyaya güvenmesi lazım :) Belli mi olur belki o günün birinde yeteneklerinden birini ortaya koyabilir.
Aslında bu posta başlarken amacım son zamanlarda okuduğum ve yazmadığım kitapları toplu olarak yazıvermekti. Ama yazmaya başlayınca neler döküldü ağzımdan :) Başlığı da hopp değiştiriverdim.
Oradan bakınca sanki sürekli başka işlere el atmış ama hiç birini becerememiş birisi gibi dursam bile bundan pişman değilim. Çünkü bu tecrübelerim beni ben yaptı. Şimdi arkadaşlarımın / ailemin her konuda fikrimi sorması , sözlerime değer vermeleri , cin fikirlerin ,pratik çözümlerin hep benden çıkması tesadüf değil yani :)) Bu yaşadıklarımın ve yaşattıklarım sonucu :))
Konu çok dağıldı esas konuya gelelim derseniz, son zamanlarda okuduklarımı toplu olarak listeleyivereyim :)
Grinin Elli Tonu - E.L. James
Karanlığın 50 Tonu - E.L. James
Özgürlüğün 50 tonu - E.L. James
Ferrarisini Satan Bilge - Robin Sharma
Secret - Rhonda Byrne
Ve Dağlar Yankılandı - Khaled Hosseini
Elif - Paulo Coelho
102 Dakika ( devam ediyor) - Jim Dywer ,Kevin Flynn
Aslında daha vardır ama aklıma gelmedi. Bunlar instagrama fotoğrafını koyduklarım.Oradan bakıp yazdım :) Bu arada beni instagramda bulmak isterseniz :) mesgulanne yim orada da . Maalesef yine busybody alınmış :))
Bu arada umarım sonuna kadar okumuş ve daha önemlisi inşallah sıkılmamışsınızdır :) Her insan gibi dinleyen birisini bulunca ben de çok konuşurum :)
Bir garip dünya vatandaşı...Okumayı,yazmayı,eşini,oğlunu,hobilerini,çalışmayı,hayatı seven bir garip kul...
25 Temmuz 2014 Cuma
Rüyalara İnanırmısınız ?
Rüyalara inanır mısınız , onları yönlendirebileceğinize veya rüyanızda görmek istediğiniz şeyi çok isterseniz görebileceğinize ? Ben inanırım. Elhamdülillah Müslümanım .Her şeyin bir sebebi olduğuna ,kadere , her şerde bir hayır her hayırda bir şer olduğuna inandığım gibi .
Daha önce rüyalarımı kendimce aldığım işaretleri , yorumlamalarımı yazmaya niyetlenmiştim. Ama öylece kaldı.Bazen diyorum yorumlarım bana özel başkalarını niye ilgilendirsin ki. Bazende ilgilendirmesi gerekmiyor ,ekranın diğer tarafındaki dostlarımla (konu ne olursa olsun) paylaşmak iyi gelmiyor mu diyorum kendime :) Delimiyim neyim :)
Kafamda çok güzel hikayeler yazarım , kurgularım ,herşeyi yapar bitiririm .Ama iş yazmaya gelince yazamam işte. Beynim çok hızlı çalışır , beynimdeki düşünme hızına ağzım yetişemez çoğu zaman.(bu genelde bebeklikten çocukluğa geçme aşamasında oluyormuş :) ) /sanırım büyüyemedim henüz :P O yüzden çoğunlukla bir konuda konuşurken bitmeden başka bir konuya geçiveriyorum. Tam da şu an da yaptığım gibi. Hobilerimde aynı şekilde. Zaman içerisinde farklı bir çok şeye el attım. Ama hepsini bir hevesle başlayıp yarım bıraktım. Ortaya güzel işler çıkmadı değil, çok güzel işlerim oldu ama hepsi kısa ömürlü oldu. Geçmeyen tek hevesim dikiş dikmek oldu. (Sanırım :) )
Rüyalardan bahsediyordum nerelere geldim :) Bugün anlatacaklarım var :)
Babam vefat ettikten sonra (1,5 yıl oluyor vefat edeli ) kardeşim babamı rüyasında görmüş, Babam kapüşonlu bir mont giymiş kapüşonu da takmış.Kardeşime doğru koşuyormuş , kardeşim ise kaçıyormuş. Kardeşim dönüp baktığında babamın gözlerinin olmadığını görmüş , gözlerinin yerine kocaman boşluklar varmış. Bu rüyayı 2 defa görünce bana anlatmıştı. Ben çok etkilendim. Acaba babam bir şeymi anlatmak istiyordu. Onun geride kalan yarım bir işimi vardı.Tamamlanması gereken ama göçmeden yapmadığı bir şeymi vardı ? Annemlere de bunu anlatmaya çalıştım.Sonrasında düşündük taşındık , bulduk. Babam erkek terzisiydi benim. Evdeki eşyalarını karıştırırak bulduk .Birisine dikmek üzere bir pantolon siparişi almış i ama dikilmemiş. (ücretini alıp almadığını bilmiyoruz ) O kumaşı bulduk diktik sahibine verdik . Ücret almadan.Belli ki babam daha önce ücretini almış. Güzel Rabbim bana herşeyle gelin -ama kul hakkıyla gelmeyin diye buyurmamış mı ?
Demekki babam üzerinde kul hakkıyla göçtü ve bunu tamamlamak bize düştü.
Sonrasında benim içim hala rahat değildi. Çok dua ettim "Allahım yapabileceğim bir şey varsa bana göster bir şekilde "diye. Dualar ettim , namazlar kıldım ,(rüyada görmek için okunacak dualar var - ama kendimi bunları burada yazacak kadar uzman görmediğim için yazmıyorum tabiyki ) sonunda babamı rüyamda gördüm. Tertemiz kıyafetler içinde gayet sağlıklı bir şekilde bana gülümsüyordu .
Sordum "baba benim yapabileceğim bir şey varmı , benden ne istersin diye "konuştum onunla. Bana cevap verdi " kızım ben senden ne isteyeyim , benim için dua okuyorsun ben daha ne isteyeyim ben çok iyiyim bir şeye ihtiyacım yok " dedi.
O sabah hiç olmadığı kadar huzurla doldu içim. Artık babamın geride yarım kalmış başka bir işi olmadığına en azından bizim tamamlayabileceğimiz bir kul hakkı kalmadığına ikna oldum. Günahıyla sevabıyla hepimizin gideceği yere gitti. Nur içinde yat babacım.
Bugün neden yazmaya karar verdiğime gelince. Bu ara Paulo Coelho 'nun Elif isimli kitabını okumaktayım. Yazar göre paralel evren diye bir şey var. Aslında geçmişimiz geleceğimiz ve bugünümüz aynı anada yaşanmakta. Farklı bir zaman kavramı var. Dilersek ve yeterli olgunluğa erişirsek bu hayatlarımız arasında geçiş yapabiliriz.Yazarda geçmişiyle hesaplaşıyor eski hayatlarına gidip geliyor kısa anlarda .Ki tabiyki bu bir hikaye kurgulama ama bana çok başka şeyler düşündürdü. Misal dejavu denilen olayı ben çok kereler yaşarım.Farklı yerlerde farklı hayatlar olduğunu (islamda yerini tam olarak bilemesemde ) reankarnasyon diye bişey olduğunu biliyorum.
Üff hepsi fazla oldu eminim karıştı her şey birbirine. Ama emin olun benim kafamın içinde bugünlerde bunlardan çok daha fazlası var. Evrenin sırrını çözmeye falan çalışmıyorum ama bildiklerim de bana yetmiyor sanırım. Birde şu var ki : TEK BİLDİĞİM HİÇ BİR ŞEY BİLMEDİĞİMDİR.
Not : Paulo Coelho 'nun kitabı elimde henüz bitmedi. Bitirdiğimde onunla ilgili de yazacağım :) Sevgilerimle.
Daha önce rüyalarımı kendimce aldığım işaretleri , yorumlamalarımı yazmaya niyetlenmiştim. Ama öylece kaldı.Bazen diyorum yorumlarım bana özel başkalarını niye ilgilendirsin ki. Bazende ilgilendirmesi gerekmiyor ,ekranın diğer tarafındaki dostlarımla (konu ne olursa olsun) paylaşmak iyi gelmiyor mu diyorum kendime :) Delimiyim neyim :)
Kafamda çok güzel hikayeler yazarım , kurgularım ,herşeyi yapar bitiririm .Ama iş yazmaya gelince yazamam işte. Beynim çok hızlı çalışır , beynimdeki düşünme hızına ağzım yetişemez çoğu zaman.(bu genelde bebeklikten çocukluğa geçme aşamasında oluyormuş :) ) /sanırım büyüyemedim henüz :P O yüzden çoğunlukla bir konuda konuşurken bitmeden başka bir konuya geçiveriyorum. Tam da şu an da yaptığım gibi. Hobilerimde aynı şekilde. Zaman içerisinde farklı bir çok şeye el attım. Ama hepsini bir hevesle başlayıp yarım bıraktım. Ortaya güzel işler çıkmadı değil, çok güzel işlerim oldu ama hepsi kısa ömürlü oldu. Geçmeyen tek hevesim dikiş dikmek oldu. (Sanırım :) )
Rüyalardan bahsediyordum nerelere geldim :) Bugün anlatacaklarım var :)
Babam vefat ettikten sonra (1,5 yıl oluyor vefat edeli ) kardeşim babamı rüyasında görmüş, Babam kapüşonlu bir mont giymiş kapüşonu da takmış.Kardeşime doğru koşuyormuş , kardeşim ise kaçıyormuş. Kardeşim dönüp baktığında babamın gözlerinin olmadığını görmüş , gözlerinin yerine kocaman boşluklar varmış. Bu rüyayı 2 defa görünce bana anlatmıştı. Ben çok etkilendim. Acaba babam bir şeymi anlatmak istiyordu. Onun geride kalan yarım bir işimi vardı.Tamamlanması gereken ama göçmeden yapmadığı bir şeymi vardı ? Annemlere de bunu anlatmaya çalıştım.Sonrasında düşündük taşındık , bulduk. Babam erkek terzisiydi benim. Evdeki eşyalarını karıştırırak bulduk .Birisine dikmek üzere bir pantolon siparişi almış i ama dikilmemiş. (ücretini alıp almadığını bilmiyoruz ) O kumaşı bulduk diktik sahibine verdik . Ücret almadan.Belli ki babam daha önce ücretini almış. Güzel Rabbim bana herşeyle gelin -ama kul hakkıyla gelmeyin diye buyurmamış mı ?
Demekki babam üzerinde kul hakkıyla göçtü ve bunu tamamlamak bize düştü.
Sonrasında benim içim hala rahat değildi. Çok dua ettim "Allahım yapabileceğim bir şey varsa bana göster bir şekilde "diye. Dualar ettim , namazlar kıldım ,(rüyada görmek için okunacak dualar var - ama kendimi bunları burada yazacak kadar uzman görmediğim için yazmıyorum tabiyki ) sonunda babamı rüyamda gördüm. Tertemiz kıyafetler içinde gayet sağlıklı bir şekilde bana gülümsüyordu .
Sordum "baba benim yapabileceğim bir şey varmı , benden ne istersin diye "konuştum onunla. Bana cevap verdi " kızım ben senden ne isteyeyim , benim için dua okuyorsun ben daha ne isteyeyim ben çok iyiyim bir şeye ihtiyacım yok " dedi.
O sabah hiç olmadığı kadar huzurla doldu içim. Artık babamın geride yarım kalmış başka bir işi olmadığına en azından bizim tamamlayabileceğimiz bir kul hakkı kalmadığına ikna oldum. Günahıyla sevabıyla hepimizin gideceği yere gitti. Nur içinde yat babacım.
Bugün neden yazmaya karar verdiğime gelince. Bu ara Paulo Coelho 'nun Elif isimli kitabını okumaktayım. Yazar göre paralel evren diye bir şey var. Aslında geçmişimiz geleceğimiz ve bugünümüz aynı anada yaşanmakta. Farklı bir zaman kavramı var. Dilersek ve yeterli olgunluğa erişirsek bu hayatlarımız arasında geçiş yapabiliriz.Yazarda geçmişiyle hesaplaşıyor eski hayatlarına gidip geliyor kısa anlarda .Ki tabiyki bu bir hikaye kurgulama ama bana çok başka şeyler düşündürdü. Misal dejavu denilen olayı ben çok kereler yaşarım.Farklı yerlerde farklı hayatlar olduğunu (islamda yerini tam olarak bilemesemde ) reankarnasyon diye bişey olduğunu biliyorum.
Üff hepsi fazla oldu eminim karıştı her şey birbirine. Ama emin olun benim kafamın içinde bugünlerde bunlardan çok daha fazlası var. Evrenin sırrını çözmeye falan çalışmıyorum ama bildiklerim de bana yetmiyor sanırım. Birde şu var ki : TEK BİLDİĞİM HİÇ BİR ŞEY BİLMEDİĞİMDİR.
Not : Paulo Coelho 'nun kitabı elimde henüz bitmedi. Bitirdiğimde onunla ilgili de yazacağım :) Sevgilerimle.
Bir garip dünya vatandaşı...Okumayı,yazmayı,eşini,oğlunu,hobilerini,çalışmayı,hayatı seven bir garip kul...
14 Ekim 2013 Pazartesi
MUTLU BAYRAMLAR
Bu aralar pek yazmaya fırsatım olmuyor. Tembellik yaptığımı düşünmeyin :) Çok çalışmaktan ve teknik aksaklıklar yüzünden post girmeye vaktim olmuyor. Neler yaptım. Kuzuma ve kendime eşofmanlar diktim ,Çarşaflar yastıklar diktim , 4.doğum günümüzü kutladık. Örgüler ördüm. Boş durmadım.
Eh çalışınca malum birde okullar yeni açılınca vakit yetmez oldu :) Eh bayramda geldi .Bayramda da yoğun olacağım.
Şimdi yaptıklarıma değinmeyeceğim.İnşallah bayramdan sonra 3-4 post birden yazacağım.
Bugün sadece bayramınızı kutlamak istedim :)
Eh çalışınca malum birde okullar yeni açılınca vakit yetmez oldu :) Eh bayramda geldi .Bayramda da yoğun olacağım.
Şimdi yaptıklarıma değinmeyeceğim.İnşallah bayramdan sonra 3-4 post birden yazacağım.
Bugün sadece bayramınızı kutlamak istedim :)
Güzel Allah'ım hepimize daha nice hayırlı bayramlar göstersin . Sevdiklerimizle beraber dini vazifelerimizi yerine getirebildiğimiz mutlu bayramlar görelim hep beraber.
Sağlıcakla kalın .
Bayramınız Mübarek Olsun Dostlar :))))
Etiketler:
benden
Bir garip dünya vatandaşı...Okumayı,yazmayı,eşini,oğlunu,hobilerini,çalışmayı,hayatı seven bir garip kul...
19 Nisan 2013 Cuma
Makaslarım
Çatal bıçak takımının sandığı epeydir gözüme batıyordu. Mutfakta boş boş duruyor beni rahatsız ediyordu. Bende onu hobi odama transfer ettim içine de malzemelerimi koydum.
İlk çekmecesine makaslarımı koydum. Artık makaslarımı oradan buradan toplamayacağım :) Gerçi hala bir kaç tanesi kayıp ama olsun ; onlarda ortaya çıkınca artık yerleri belli :)
İlk çekmecesine makaslarımı koydum. Artık makaslarımı oradan buradan toplamayacağım :) Gerçi hala bir kaç tanesi kayıp ama olsun ; onlarda ortaya çıkınca artık yerleri belli :)
Bu üç makas rahmetli babacımdan kalma. Babam rahmetli olduğunda demiştim annemle kardeşime terzi malzemeleri benim kimseye vermem diye. Çünkü biliyorum kimse benim gibi kıymetini bilemez hakettiği değeri veremez onlara :((
En baştali makasın yaşı benden büyük sanırım , ortadaki de epey eski .En büyük olansa babamın en gözde makasıydı kıymetlisiydi .Vermezdi çoluk çocuğun eline. Şimdi ben kullanıyorum.Hepsi de canavar gibi kesiyor. Hele büyük olan o kadar ağırki sizin bişey yapmanıza gerek yok kendi ağırlıyla kesiyor en kalın kumaşları bile .
Bu bir ölçü defteri. Müşterilere dikilecek kıyafetlerin ölçülerinin not alındığı bir defter. Aşağı yukarı benimle yaşıt bir defter bu ...Babamın eskiden dükkanı vardı. Dükkan zamanından kalma.Dükkan kapandıktan sonra evde çalıştı uzun yıllar. O zamanda kullandı bu defteri. Evet benim babam terziydi. Benim dikiş merakım sanırım ondan geliyor. Şimdi ben ondan bir hatıra olarak saklıyorum bu defteri .
Telefon numarasına dikkat. Henüz 5 haneliymiş telefon numaraları ....
Bu not ta defterin arasından çıktı. Malzeme aldırmak için sipariş yazmış kağıda :( Kendi el yazısı ile. Buda dikiş kutumun içinde duruyor. Her açtığımda bakıyorum. Bunun gibi bir kaç kağıt daha var. Diyebilirsiniz şimdi bu kadar kıymetli , sağlığında kıymetini bildi mi acaba. Gerçekten kıymetini bilmeye çalıştım anneme babama iyi evlat olmaya çalıştım. Annem her zaman der : "10 tane oğlum olacağına 1 tane kızım olsun diye. Sözüm meclisten dışarı tabi. Allahım herkese hayırlı evlat versin hayırlı evlat olmayı nasip etsin.
Bir garip dünya vatandaşı...Okumayı,yazmayı,eşini,oğlunu,hobilerini,çalışmayı,hayatı seven bir garip kul...
16 Şubat 2013 Cumartesi
Kaybettim .....
Kaybettim , babamı kaybettim , çocukluğumu kaybettim , kolumu kanadımı kaybettim ....
Alışacağım elbet ama bir dönem zor geçecek. Duramıyorum hiç bir yerlere sığamıyorum sanki .Her şey zor geliyor ama en çok hayata devam etmek zorunda olmak zor geliyor. Hayat o hiç yokmuş gibi bişey olmamış gibi devam ediyor , aklım almıyor ....
Mekanın cennet olsun , ALLAH rahmet eylesin ...
İlk resim annem ve babamın nişanı , ikinci resim , dayım , annem ,abim ve ben ...
Alışacağım elbet ama bir dönem zor geçecek. Duramıyorum hiç bir yerlere sığamıyorum sanki .Her şey zor geliyor ama en çok hayata devam etmek zorunda olmak zor geliyor. Hayat o hiç yokmuş gibi bişey olmamış gibi devam ediyor , aklım almıyor ....
Mekanın cennet olsun , ALLAH rahmet eylesin ...
İlk resim annem ve babamın nişanı , ikinci resim , dayım , annem ,abim ve ben ...
Etiketler:
benden
Bir garip dünya vatandaşı...Okumayı,yazmayı,eşini,oğlunu,hobilerini,çalışmayı,hayatı seven bir garip kul...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













